Ak Parti Sakarya Milletvekili ve MYK üyesi Hasan Ali Çelik, katıldığı programda, Ak Parti muhaliflerini sert bir dille uyardı.
Çelik, Ak Parti’de il ve ilçe teşkilatlarını ele geçirme gayreti içinde olanlara seslendi ve “Kazdığınız çukura kendiniz düşer, hüsrana uğrarsınız. Bedelini öder, yaptıklarınızın kurbanı olursunuz” dedi.
Ak Parti Genel Merkezi zaman zaman belli periyotlarda partinin politikalarını gözden geçirmek ve analiz yapmak üzere anketler düzenliyor. Hem genel, hem de yerel yönetimler ölçeğinde toplumsal değerlendirmeleri görmek üzere kamuoyu araştırmaları yapıyor. Bu anketler tek bir şirket marifetiyle değil, farklı şirketler eliyle yapılıyor. Parti de bu anket sonuçlarını değerlendirip, sonuca göre bir yol haritası çiziyor. Piyasa algılarına göre politikalar yürütüyor. Dolayısıyla belli periyodlarla anketler yaptırılıyor. Bu anketlerin muhteviyatı ve sonuçlarından bilgim yok. Duyduklarınız veya bildikleriniz varsa doğrudan partimizden gelen bilgiler değil, farklı şirketlerin size yansıttığı şeylerdir diye düşünüyorum.
Milletvekili Hasan Ali Çelik Sakarya’da gerçekleştirilen ilçe kongrelerine müdahale ettiğine dair ortaya atılan iddiaları yanıtlarken “Ben aldığım görevi ve sorumluluğu yerine getirdim” dedi ve şöyle konuştu:
“Ben hem partinin MYK üyesiyim, hem de Teşkilat Başkan Yardımcısıyım. Benim de bir görev alanım var. 6 başkan yardımcısı var, herkesin değişik alanlarda sorumluluğu var. Benim alanım İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Bursa, Kocaeli, Düzce, Yalova, Eskişehir, Balıkesir ve Sakarya, kısacası Marmara’nın tamamı... 16.5 milyon seçmenin olduğu alanda çalışma yapmak üzere genel başkan tarafından görevlendirildim. Dolayısıyla benim yapmam gereken şudur, partimizin ilgi alanı içinde olduğumuz her yerde en etkin, en başarılı çalışmayı ve huzuru sağlamaya çalışmak... Bunun için genel merkez ülke genelinde çalışmalar yapıyor.
Deniliyor ki 3 dönem il ve ilçe başkanlığı yapmış kişiler bir dördüncü dönem daha başkanlık yapamayacak. Dolayısıyla onların yerine bir yenisi seçilecek. Biz de ilçe kongreleri öncesinde Sakarya’da milletvekillerimizin tek tek görüşlerini aldık. İl başkanlarımızın, büyükşehir belediye başkanlarının görüşlerine başvurduk. Tüm bu görüşlerin toplamında bir değer ortaya çıkıyor. Görüşlerin ortalama ağırlıklarına bakılmak suretiyle bir karar veriliyor. Adaylar belirlenirken bazı kriterler de göz önünde tutuluyor.
Örneğin bir ilçenin neredeyse tamamı “o başkan devam etsin” demişse, biz nasıl olur da orada değişime gidebiliriz ki? Veya bunun tam tersi de olabilir.
Tüm teşkilatların görüşleri doğrultusunda yapılan temayül yoklamaları ile toplanan bu bilgiler genel merkezde değerlendiriliyor. En az 3 ismi bize gönderin diyoruz. Zamanı olan, üniversite mezunu olmasını arzu ettiğimiz ve siyasi altyapısı olan kişiler öncelikli tercihimiz oluyor. Heyet, adayları tek tek dinliyor ve nihayetinde bize sunulan isimler arasından bir isim aday olarak belirleniyor. Bazen en iyisini de yapamıyoruz tabi ki…Çok nitelikli de olsalar, gelen kişiler bir tarafa yönelmiş gibi görünüyorsa, bazen bu gibi durumlarda o en iyiyi değil, belki orta yol bularak, makul olan başka bir ismi öneriyoruz. İstişare demokrasinin bir öğesidir. Nihayetinde kimsenin arasında kırgınlık, kızgınlık ve öfke olmasını istemeyiz. Belki genel merkeze kızanlar, kırılanlar olabilir, bu da gayet doğal.”
Milletvekili Çelik, AK Parti’de hakimiyet kurmaya çalıştığına, kendisine yakın isimleri listelere almaya ve partiyi ele geçirmeye gayret gösterdiğine dair ortaya atılan iddiaları ise şöyle yanıtladı:
“Ben partiyi değil, partim beni ele geçirir. Parti temel çatıdır, bir organizasyondur. Dolayısıyla partiyi, yani böyle büyük bir yapıyı ele geçirmem asla sözkonusu olamaz. Sayın genel başkanıma çok teşekkür ediyorum, bana güzel sorumluluklar verdiler. Vekilliğin dışında başka görevlerde bulundum. Partide baştan beri en üst görevlerdeydim, şimdi de teşkilat başkan yardımcısıyım, aynı zamanda MYK üyesiyim. Partime maksimum katkı vermek ve yarar getirmek en büyük amacım. Benim de bu çorbada bir zerre tuzum olduysa ne mutlu bana…”
“Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmaya hazırlandığınız öne sürülüyor. Bu iddia ne derece doğru? Aday olmayı düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruyu yanıtlayan Milletvekili Çelik, şunları söyledi:
“İmkanı yok. 3 yılım var daha. Halen milletvekiliyim. Buna ihtiyacım mı var ki? “Senden başka insan mı yok?” diye kendime sormam lazım. Partim şurda dur derse orda dururum, aksi halde ben “şurda durmalıyım” demem.
“Genel merkez sizi aday gösterirse tavrınız ne olur?” sorusunu yanıtlayan Çelik, “Bu olay, bugünün konusu değil, emin olun konuşmak bile doğru değil. Ben partime hizmet etmekle mükellefim. Partime hizmet ederken, ülkeme de hizmet ediyorum. Ben partime “şunu da yaparım” diye nasıl derim? Ben bana verilen görevi yapmaya her zaman hazırım. Partinin hizmetkârıyım. Ama, Belediye başkanlığı da dahil olmak üzere benim için söylenenlere şu yanıtı veririm, 3 dönem milletvekilliği yaptım ve milletvekilliğinden emekli olacak bir insanım. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Kimse evhama, keyfe, veya derde kapılmasın. Ben işimi yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. Partim bana nerde ol derse, orda olacağım, yeter ki yaptığımın hakkını verebileyim” şeklinde konuştu.
Zeki Toçoğlu’nun genel merkez tarafından, yerel seçimlerde yeniden aday gösterilmeyeceğine dair iddiaları da yanıtlayan Çelik, “Bunlar uygun olmayan uydurma ve hayal şeyler. Bir takım insanların kendi kendine kurguladığı planlar. Yok öyle bir şey…Partimiz bunları konuşmaz. Partinin bir takvimi var ve bu takvime göre hareket ediliyor. Şimdi kongre takvimi gündemde. Onun sonucunda yerel yönetimlerle ilgili tasarruflar gündeme gelirse, onu da zamanı geldiğinde genel merkez zaten değerlendirir” dedi.
Ak Parti’de il veya ilçe teşkilatlarını ele geçirme gayreti içinde olanlara seslenen Milletvekili Çelik, “ Bazı planlar içinde olanlarınız varsa, onlara sesleniyorum ve diyorum ki; yanlış adım atan herkes çukura düşer. Plan yapayım da il’i, ilçeyi ele geçireyim diye niyetlenenler varsa kendini çukurda bulur. Bilsinler ki bu niyetleri hiçbir zaman gerçekleşmez ve hüsrana uğrarlar. Ben dahil bu tür niyetler içinde olanlar, bir gün olur yaptıkları hatanın bedelini öder ve kurbanı olurlar” şeklinde konuştu.
“TV’de yorumculuk yaparsa Hakan Şükür’ün milletvekilliği düşer mi?” şeklindeki bir başka soruyu cevaplandıran Hasan Ali Çelik, şunları söyledi:
“Hukuk mevzuatını bilmiyorum ama, milletvekilliği görevini ağırlıklı yapmasını halk da arzular, biz de. Herkes kendi branşıyla ilgili şeyleri, kendisine sorulduğunda anlatabilir. Bir insanın kendi alanında bilgilendirme yapması gayet doğal ama, Hakan Şükür bunu görevini aksatmadan yaptığı sürece sorun olmaz diye düşünüyorum.”
Şeker Fabrikası’nın kapanma noktasına gelmesi konusunu da değerlendiren Milletvekili Hasan Ali Çelik “O gün konuşmayanların, şimdi konuşmaya hakkı yok”dedi ve şunları söyledi:
“Bu durum şuna benzer; bir dükkan açmışsınız, akibeti hakkında ne benim ne de sizin bilgisi yok… Gelelim Şeker Fabrikası’na…Burayı da dükkan kabul edelim… Bildiğim tek şey şu; fabrika özelleşmiş durumda. Sahibi de APEK. Yani ayrı bir genel müdürlük. Bağımsız bir yapı…Bugüne dek ne söylediysek milletimizin yararını düşünerek söyledik… Özelleştirmeye imza atanlar ve fabrikayı bir bedel mukabilinde satın alanlar paralarını düşündüler ki, o imzayı attılar. O günün parasıyla yaklaşık 45 veya 50 milyona imza attılarsa, onun da gereğini yapmalılar. O gün konuşmayanların, bugün konuşması doğru değil. Adapazarı’nda pancar yok denecek durumda. Çiftçinin ürün deseni çok değişti. Artık ürünler sebze ağırlıklı.…Dolayısıyla dolduramadılar, sonra da sıkıntı çektiler, geleceği ne olur, onu bilemem ama, inşallah bir neticeye varılır, gönlümüz fabrikanın çalışmasından yana” dedi.