Sakarya Kuzey Gazetesi
Emitt Fuarı
PUAN DURUMU
ŞUBAT 2012
Bu haber 10 Ağustos 2010, Salı 10:57 tarihinde eklendi. 254 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bakanlıktan Ramazan Menüsü

Sağlık Bakanlığı Ramazan Ayının Ağustos Ayına denk gelmesi nedeni ile sıcakların aşırı dereceye yükselmesi insanlarda yapabilecek olumsuzlukları ve neler yiyebileceğimiz konusunda bir basın açıklaması yaptı
Bakanlıktan Ramazan Menüsü  

Sağlık Bakanlığının Yaptığı açıklamada; 

 

“SICAKLIKLARIN MEVSİM NORMALLERİNİN ÜZERİNDE SEYRETMESİ VE RAMAZAN AYININ BAŞLAMASI NEDENİYLE BESLENME ÜZERİNE ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Bu yıl Ramazan ayının sıcak yaz günlerine rastlaması nedeni ile oruç tutanların, sağlıkları için iftar ve sahur menüleri konusunda daha dikkatli olmalarını gerektirmektedir.

 

Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta, metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa vücutta su ve mineral kaybı olmaktadır. Buna bağlı olarak da bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.

 

Su, yaşam için elzemdir. Vücuttaki su oranın yeterli düzeyde tutulması, hayati önem taşımaktadır. Bunun için kaybolan miktarın mutlaka telafi edilmesi gerekmektedir. Günde ortalama, en az 2- 2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmelidir. Bununla birlikte Ramazan’da sıvı ihtiyacını karşılamak için ayran, taze sıkılmış meyve suyu, soda, sebze suyu vb. sıvıları sık sık tüketmek gerekmektedir. Sıcak havalarda aşırı beden hareketi yapılması durumunda, vücudun su ve tuz kaybı daha da artmaktadır. Bu gibi durumlarda tuzlu ayran (tuz kullanımında herhangi bir tıbbi sakınca bulunmayan durumlarda) içilmesi önerilir. Çocuklar sıvı-elektrolit dengesine daha duyarlıdır. Bu nedenle daha dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. Çocukların su ihtiyaçlarını fark edemeyecekleri ve kendilerini ifade edemeyecekleri göz önünde bulundurularak sık sık kaynatılıp soğutulmuş su içirilmesine özen gösterilmelidir.

 

Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekmektedir. Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesi yaklaşık 15-16 saat olan açlık süresini 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olacaktır. Ayrıca, sahur öğünü ağır yemeklerden oluşmamalıdır. Gece metabolizma hızı yavaşladığından vücudun yağlanma hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanlar ise açlıklarını geciktirmek için kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketme yolunu tercih edebilirler. Ancak aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması gerekmektedir.

 

Ramazan'ın yemek kültürü açısından en belirgin özelliği, iftar sofraların çeşitliliği ve bolluğudur. İftarda kan şekeri çok düşük düzeye indiği için kısa sürede fazla miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan önemli yanlışlardan biri de çok hızlı bir şekilde ve yüksek miktarda besin tüketilmesidir. Beyin, doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra vermektedir. Dolayısıyla çok hızlı yemek yemek, kısa sürede yüksek miktarda besin tüketilmesine neden olmakta bu da kilo alımına zemin hazırlamaktadır.

 

 Sıcakların artmasıyla birlikte besin zehirlenmelerinde önemli artışlar gözlenmektedir. Çoğunlukla, kısa süreli ve hafif seyreden besin zehirlenmeleri, besinin cinsine ve kişiye bağlı olarak daha ağır seyredebilmekte hatta ölümlere yol açabilmektedir. Özellikle sıcak yaz günlerinde dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden uzak durulmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, süt, yumurta, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.

 

Yaz aylarında özellikle rota virüslerine bağlı olarak bebek ve çocuklarda yaygın olarak ishaller görülmektedir. Buna bağlı ishallerin önlenmesi için ellerin iyice temizlenmesi, sebze ve meyveleri yenilmeden önce yeterince yıkanması büyük önem arz etmektedir. Bu tür İshal vakaları görüldüğünde, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği unutulmamalıdır.

 

Ayrıca; zorunlu olmadıkça, güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında dışarıya çıkılmamalıdır. Çocuklar, yaşlılar, kalp ve şeker gibi kronik hastalığı olanlar özellikle bu durumda daha dikkatli olmalıdırlar.

 

 

Ramazanda beslenme ile ilgili diğer öneriler:

 

1.    Ramazan süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.

2.    Ramazanda öğünler; sahur ve iftarda iki ana öğün, iftardan sonra 1-1.5 saat arayla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir.

3.    Oruç tutanların sağlıklarını korumaları için mutlak suretle sahur yapmaları gerekmektedir. Kafein içeren içecekler yerine de ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çayları ya da süt, meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir.

4.    Susuzluk hissedilmese bile iftar ve sahur arasında sık sık su içilmelidir.

5.    İftara, peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar ya da çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygun olacaktır. Yine, enerji veren ve kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir.

6.    İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.

7.    Hızlı yemekten kaçınılmalı, yiyecekler yavaş yavaş ve iyice çiğnenerek yenilmelidir.

8.    Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra belirli aralıklarla, her seferde küçük porsiyonlarla beslenilmelidir.

9.    İftar yemeğinden hemen sonra televizyon karşısına geçilmemeli, koltukta dinlenmek yerine hareket edilmelidir. Yemekten sonra kısa mesafeli yürüyüş yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olacaktır.

10.  Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli; kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır.

11.  Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı oluşabilecek kabızlıkları önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ile ara öğünlerde meyve ve kuru yemişler (ceviz, fındık, badem vb.) tercih edilmelidir.

 

Kamuoyunun bilgilendirilmesi için saygıyla sunarız” dendi.

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Diğer Haberler
Karasu Belediyesini Başarılı Buluyormusunuz ?
Evet
Hayır