Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Mehmet Mangıroğlu, “12 Eylül’de yapılacak olan referandum oylaması sonrasında Sakarya’da %80 EVET oyu çıkarsa siyaseti bırakırım” dedi.
Hülya Sürücü ile Detay Programı’na konuk olan Mangıroğlu, AKP Sakarya milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ün “Sakarya’da %80 EVET oyu çıkar” tahminine yanıt verirken, “%80 EVET çıkarsa siyaseti bırakırım, çıkmazsa da Sayın Üstün istifa etsin” dedi.
Mangıroğlu, bürokratlardan vatandaşlara kadar herkesin iktidar yöneticileri ve yerel yönetimler tarafından baskı altında tutulduğunu öne sürdü.
İşte Mangırolu’nun Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda Başbakan Erdoğan, Milletvekilleri Ayhan Sefer Üstün ve Münir Kutluata’ya da göndermelerde bulunduğu o çarpıcı açıklamalar:
Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Mehmet Mangıroğlu “Sakarya’da % kaç EVET veya HAYIR oyu çıkacağını tahmin ediyorsunuz?” şeklindeki soruyu yanıtlarken, “EVET ve HAYIR oylarının birbirine yakın oranda çıkacağını tahmin ediyorum” dedi.
Demokrat Parti olarak referandum oylamasında neden HAYIR oyu kullanacaklarını da bir bir açıklayan İl Başkanı Mehmet Mangıroğlu, sağduyu sahibi olan ve ülkesini seven herkesi HAYIR oyu kullanmaya davet etti.
Sakarya’da referanduma EVET denmesi yönünde yerel yönetimlerin ve parti yöneticilerinin bürokratlardan vatandaşlara kadar herkes üzerinde bir baskı uyguladığını öne süren Mehmet Mangıroğlu, “Sakarya’da korku var, sindirilmişlik var. Hendek’in giriş ve çıkışları yerel yöneticiler ve parti mensupları tarafından kapatılmış. 12 minibüs ile EVET için propoganda yapıyorlar. Muhtarlar ve vatandaşlar orada da sindirilmiş halde” dedi.
Demokrat Parti İl Başkanı Mehmet Mangıroğlu Türkiye’de acilen bir hukuk reformuna ihtiyaç olduğunu, ancak bu reformun bir bütün olarak ve uzlaşı halinde yapılması gerektiğini söyledi.
Mangıroğlu şöyle konuştu:
“Türkiye’de bir hukuk reformuna ihtiyaç var. Ancak hukuk reformu bir bütün olarak gerçekleştirilir. Bir çok unsurlardan done, bilgi, belge ve istem alarak yapılır. Eski kanunların çoğu değişmedi. Halen 1914’lerden kalma yasalarımız var. Bu değişiklik bir büyün halinde yapılmalı. Milli bir mutabakat ve uzlaşı olmadan Anayasa değişikliği doğru olmaz. 82 Anayasası askeri vesayetten kurtaralım derken şimdi sivil vesayete geçmektedir. Bu ne demektir? Askeri diktatörlükten sivil diktatörlüğe geçiştir. Biz diktatörlüklerin sona erdirilmesini istiyoruz.”
Hülya Sürücü ile Detay Programı’nda 1982 Anayasasını da değerlendiren Mangıroğlu, “1982 Anayasası yamalı bohça gibi. Bu durum, Türk toplumunun hak etmediği bir muameledir. Mevcut Anayasamız 16 defa değişti. 85 madde üzerinde değişiklik yapıldı. AKP zamanında da 15 maddede değişiklik yapıldı. Bizim karşı çıktığımız 2 madde konusundaki değişikliktir. Bu da HSYK ve Anayasa Mahkemesi konularıyla alakalı olan maddeler”şeklinde konuştu.
Radyo programında AKP Hükümetinin yargıyı ele geçirmeye çalıştığı yönündeki iddiaları da değerlendiren İl Başkanı Mangıroğlu, “İktidar Anayasa Mahkemesini pasifize etmek istiyor” dedi.
Mangıroğlu şunları söyledi:
“İktidarın yargıyı ele geçirme niyetinde olduğu iddiaları doğrudur. Tamamen yargıyı ele geçirmek istiyorlar. Devlet 3 ana unsurdan oluşur. Yasama, yürütme ve yargı…Bunlar birer sac ayağı..Yasama onların elinde. Yürütme çoğunlukla onların elinde. Yargıyı da ele geçirirlerse sac ayağı dengesini kaybeder. Yargının değil, benim yaptığım doğrudur diyorlar. Anayasa Mahkemesi üyelerini istedikleri gibi değiştiremeyince üye sayısını 17’ye çıkarıyorlar. Kendine yakın olanını seçiyorlar. İşte gördünüz, Sayın Gül Sakarya’dan kendine yakın olan birini üye gösterdi. Bu da en bariz örnek. Anayasa Mahkemesini pasifize etmeye çalışıyorlar. Adalet bakanının oy hakkı olmamalı. Hakim ve savcıların sicil dosyaları ellerinde. HSYK’da üye sayısını 22’ye çıkaracaklar. İstedikleri kişileri istedikleri yerlere atayacaklar. Bu bir aldatmacadır.”
Anayasa Paketinin Avrupa Birliği standartlarında olmadığını ve ideolojik olduğunu da öne süren Mangıroğlu, bu konuda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerine katıldığını söyledi.
Sivil toplum örgütlerinin EVET kararını da yorumlayan Mangıroğlu “Sivil toplum örgütleri üzerinde çok büyük baskı var” dedi. Mangıroğlu şöyle konuştu:
“Ülkede bürokratlar bile baskı altında. Demokrasi ile idare edilen bir ülkede bir başbakan çıkar da der mi ki “tarafsız olan bertaraf olur”..Bu ne demektir? Aba altından sopa göstermek demek. Hatta aba altı da kalmadı, açıkça sopa gösteriyorlar. O zaman referanduma gerek yok ki? STK’lar oylama yapsınlar. Bunu son derece antidemokratik buluyorum. AKP’nin çarpık zihniyetinin tam bir yansıması olarak kabul ediyorum. Milletimiz buradan ders çıkarsın, kendisine zamanında askerler sopa gösterdi, şimdi de siviller sopa gösteriyor, sivillerin de sopa göstermesine bu millet dur desin”
AKP Hükümetinin referandumda EVET oyu verilmesi yönünde yürüttüğü propoganda çalışmaları sırasında din istismarı yaptığını öne süren Mangıroğlu şöyle konuştu:
“Camiler ve iftar çadırları kampanya ve siyasete alet ediliyor, bazı cemaatler açıkça iktidar partisi ile birlikte kampanya yürütüyor. İnsanların Umre’ye gidişleri referandum gerekçe gösterilerek durdurulmak istenmiştir. Din istismarcılarına milletimiz dur demelidir”.
Hendek’de MHP tarafından asılan ve üzerinde PKK açılımın adı, HAYIR de vur tokadı” yazılı olan afişin yarattığı gerginliği de yorumlayan Mehmet Mangıroğlu üzerinde Diyarbakır’a giden ve Baydemir’i ziyaret eden Hendek Belediye Başkanı Ali İnci’nin fotoğrafı da bulunan afişle ilgili şu yorumu yaptı:
“Bu durum, yalan ve yanlış bir hadise değil. MHP olaya yaklaşım tarzını böyle ifade etmeye çalışmış. Bunda anormal bir durum yok. Üstelik bu afişte olmamış bir şey resmedilmiş değil, olan bir şey resmedilmiş. Demokrasi çarkı Hendek’de işlemiyor. İktidarın ağır baskıları var. Doğru bir hadisenin resmedilmesinden kimsenin rahatsız olmaması lazım.Demokratik bir zeminde böyle bir afiş asılabilir. Siz o demokratik açılımı düşünerek onları yaptıysanız o resimden de rahatsız olmamanız lazım. O resmi kapatanların görüşlerini de demokratik bulmuyorum”.
Hülya Sürücü ile Detay Programına konuk olan AKP Sakarya milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ün MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluataya yanıt verirken “Gavur dağından öteye gidemeyenlerin konuşmaya hakkı yok” şeklindeki cevabını da şöyle yorumladı:
“Sayın Kutluata doğru olanı söylemiş. Baydemir’i ziyaret edenler demokratik zeminde kapalı kapılar ardında konuşmamalıdır. Sayın Üstün önce aynaya baksın ve “ben ne kadar demokratım” diye kendine sorsun. Bunun Gavur dağıyla, Nemrut dağıyla bir ilgisi yok. Hepsi TC hudutları dahilinde. Sayın Üstün Kuzey Irak’dan bahsediyorsa gitsin orada mebusluk yapsın, Kuzey Irak Parlamentosu işte orada duruyor.”
Radyo programında Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “Anayasa Paketi değişikliğiyle Menderes’in vasiyeti de yerine gelecek” sözünü eleştiren Mangıroğlu şöyle konuştu:
“Menderes asılalı 50 yıl oldu. Ey Başbakan, sen 6 aydır ağlıyorsun, oysa biz 50 yıldır ağlıyoruz. Suni ve yapmacık, milli görüş gömleğini çıkarmamış ve kendi hocasına ihanet etmiş bu başbakan, şimdilerde tiyatro faaliyeti olarak sahte gözyaşları döküyor. Ey Başbakan hangi vasiyetten söz ediyorsun tam olarak açıkla da biz de sana cevap verelim. İhtilallerin mağduru asıl biziz. Partimiz kapatıldı. 30 yıl sonra çıkıp bu hadiselerle milleti neden ayrıştırıyorsun? Neden bölüyorsun? Kafanda federal bir kürt cumhuriyeti mi var? Ona çanak tutmak mı istiyorsun? Ey sayın Erdoğan yazık sana, çok yazık”.
Haber Hülya Sürücü